FEEDJIT Live Traffic Map

My Blogger Panel 4

My Blogger Panel 3

My Blogger Panel

Mfo - Milli Park

Powered By Blogger

"everytiing ffor TURKEY"

22 Aralık 2007 Cumartesi

flash haber

5 Haziran 2007 Salı

ilk tomofil

<

4 Haziran 2007 Pazartesi

24 ayar altın ipod


Geçenlerde web'de surf yaparken 24 ayar altından tasarlanmış ipod la karşılaştım.

Beyaz rengi zaten muhteşemdi bir de bu altın kaplamalı halini gördükten sonra tekrar tekrar aşık oldum ürüne.

Okuduğum habere göre Londra da Amosu firması modifikasyonu yapmış.

Bu firma zaten kaliteli ürünlere çeşitli modifiyeler yapmakla ünlü bir firmaymış.

Ürün 30GB ve 80GB kapasite olarak 299 ve 399 euro fiyatla alıcı bekliyormuş.

Benden tavsiye eğer almayı düşünüyorsanız sokaklarda çok fazla gösteriş yapmayın bu modelle.



" ince belli "

<

Hem batıcı hem de Anti-Komünist Yeni Devir/ 17 Temmuz 1977

"Asıl meseleyi karmaşık hale sokan geleneksel yapısına kapitalizm şırınga edilmiş ülkelerin

marksizmle olan ilişkileridir."



Hem batıcı hem de Anti-Komünist


Hem batıcı hem de Anti-Komünist

Yeni Devir/ 17 Temmuz 1977

Yahudi – Hıristiyan köklü ve Batı medeniyetinin yükselme dönemlerini bünyesinde yaşamamış ülkelerin meseleleri bu özellikleri taşımayan ülkelerinkinden çok değişik.

Kendi iç dinamikleriyle bugünkü modern sanayi toplumuna ulaşmış ülkeler sosyalizmle olan alış-verişlerini rahat ve düzgün bir tarzda ayarlamak şansına sahipler.

Çünkü sosyalizm ve onun bugün en rağbetteki şekli Marksizm içinde doğduğu toplum yapısının tabii bir ürünü.


Asıl meseleyi karmaşık hale sokan geleneksel yapısına kapitalizm şırınga edilmiş ülkelerin marksizmle olan ilişkileridir.



Daha önce dile getirdiğimiz gibi Batı medeniyeti bir küldür. Bu bütünlük içinde Marksizm veya burjuva düşüncesi kısa ve uzun paslaşmalarla hayatlarını sürdüreceklerse buna kimse şaşmaz. Bakın Karl Marx kendi ürünleri hakkında neler söylüyor:

(Marx’tan Joseph Weydemeyer’e 5 Mart 1852 tarihli mektup)

<… Kendimle ilgili olarak şunu söyleyebilirim ki, modern toplumdaki sınıfların ne varlığı ne de aralarındaki mücadeleyi keşfetmiş olma şerefi bana ait değildir.

Benden çok önce bazı burjuva tarihçiler, bu sınıf mücadelesinin tarihi gelişimini anlatmışlar, birtakım burjuva iktisatçılar ise bunun iktisadi anatomisini ifade etmişlerdi.

Yeni olarak yaptığım şundan ibaretti:

1. sınıfların varlığının, sadece üretimin belirli tarihi gelişim evrelerine bağlı olduğunu;

2. sınıf mücadelesinin zorunlu olarak proletarya egemenliğine götüreceğini;

3. bizzat bu egemenliğin bütün sınıfların kalkmasına ve sınıfsız bir toplumun kurulmasına geçişten ibaret olduğunu göstermek…>


Bu satırlardan anlaşılacağı gibi bugün dünya ölçüsünde Marksizm diye bilinen şey aslında Avrupa düşüncesinin tabii akışı içinde bir uğraktan ibarettir.

Yani sınıf mücadelesi denilince marksizmin akla gelmesi yanlıştır.

Doğrudan Batı düşüncesinin bir yaklaşımıdır bu açıklama. Üstelik Marx’ın benimdir dediği düşüncelerin hiçbiri genel kabul görmüş düşünceler değildir.

Bunların her biri bizzat marksistler tarafından doğruluğundan şüphe edilir hale sokulmuştur.

Bir kere sınıf kavramı çok değişken olduğu ve üzerinde tereddütsüz anlaşılabilecek kıstaslardan mahrum olduğu için ne tarihteki sınıfların üretimle olan münasebetinde ne de bugünkü sosyalist toplumların sınıf yapılarında berraklık sağlanamamıştır.

Proletarya kavramı son teknolojik gelişme karşısında tanınamaz hale gelmiş, sınıfsız toplum düşü de tahfif edilir olmuştur.

(Bu konularda: Bkz. Ideology In Social Science, ed. Robin Blackburn, Fontana, 1972) Açıkçası Karl Marx Marksist teorinin yalnızca ideolojik yanına katkıda bulunmuştur.

Marksizmi bir bilim değil bir ihtilal ideolojisi olarak tezgahlayan bizzat Marx’tır. Marksizmin bilim olan öteki yüzü ise Avrupa düşüncesinin ana ırmağı içinde akışına devam etmektedir.

Avrokomünizm kelimesini meydana getiren iki kavramdan birincisi esastır. İkinci Dünya Savaşını mihver devletleri kazansa idi adı belki de Avrofaşizm olacak bir ideolojinin imkanları milletin kafasını işgal edecekti bugün.

Bütün bu görüşler muvacehesinde Türkiye veya herhangi bir İslami geçmişe sahip ülkede bir batıcının sosyalizme, marksizme karşı olması anlaşılabilir bir hal değildir.


Yani bu batıcılar (ki ortalıkta pek görünmüyorlar) Avrupa’ya tutsak olmuş kafa yapısını reddetmeden marksizmi reddedebileceklerini mi sanıyorlar?

Onlar da bilirler bunun imkansızlığını ama hem Batıcı hem anti-marksist olan herkeste görülen fikri samimiyetsizlik, düşünce ahlaksızlığı, beyin-mide bağlantısı peşlerini koyvermiyor ki.

Bayrak Erzurum'dan önce Kandil'de dalgalanmalı


( ağzından kan damlıyor iç savaş zenginlerinin, sarkozy&türkeş 'sarkeş' daha fazla şehid, ocak söndürmek için el oğuşturuyor, "Kuzey Kerkük Türk Cumhuriyeti" KKTC & KKTC yeni denktaşlar papadopuloslar demekdir. )



"ALLAH TÜRKİYE'MİZİ SARKEŞLERDEN KORUSUN."


Bayrak Erzurum'dan önce Kandil'de dalgalanmalı

MHP Genel Başkanı Bahçeli, AK Parti hükümetini PKK terörüyle mücadelede pasif kalmakla suçladı

04.06.2007 00:39
sarkeş.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''AK Parti zihniyetinin terörle mücadele inisiyatifini yabancılara teslim ettiğini'' savunarak, ''Sorunun çözümünde bir yanda okyanus ötesi, diğer yanda Iraklı aşiret reisleri söz sahibi olmuştur. 600 yıl dünyayı titreten kudret, bir avuç eşkıyayı ininde


yok etmek için şimdi icazet beklemektedir'' dedi.

Devlet Bahçeli, İstanbul Ülkü Ocaklarınca İstanbul'un fethinin 554. yıl dönümü nedeniyle İnönü Stadı'nda düzenlenen Fetih Şöleni'nde yaptığı konuşmada, İstanbul'un fethinin sıradan bir olay olmadığını ifade etti. Bahçeli, fetih ile Türklerin Orta Asya'dan başlayan 500 yıllık yurt edinme sevdasının Avrupa içlerine doğru yöneldiğini ve İmparatorluğun genişleme istikametini netleştirdiğini söyledi.

Büyük ve güçlü imparatorluklar kuran Türklerin asırlarca tarihe yön verip, uluslararası kuralları koyan ve uygulatan güç olduğunu ve bu gücün Türk milletini 3 kıtada hükümran yaptığını anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

''Bu güç, içerisinden onlarca devlet çıkarmış, muazzam bir coğrafyayı ayakta tutmuştur. Bu güç Türk milletinin muhteşem mücadelesiyle Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuştur. Ancak ne üzücüdür ki, bugün küresel güç gösterenlerden oldukça uzaktayız. Bugün ulaştığımız seviyede ülkemiz sözü dinlenmez, yönetilen ile yönetenlerine güvenilmez bir ülke haline gelmiştir. Bağımsızlığı ve hürriyeti üzerine küresel senaryolar yazılmaktadır. Bir zamanların cihan devleti şimdi dar bir coğrafyaya, küçük bir ekonomiye, yozlaşmış bir kültürün içine sıkıştırılmak istenmektedir.''

Bahçeli, bugün karşılaşılan küresel tuzak ve oyunların başlangıcını 1453'te İstanbul'un fethinin ardından aramak gerektiğini kaydederek, bu tarihin Türk ve İslam medeniyetine yüz yıllar sürecek bir husumetin ve ön yargının da başlangıcı olduğunu söyledi.

''Fetih bizler için muhteşem bir dönemi ifade etmektedir. Ancak İstanbul'un Türklere geçişi yabancılar için asla unutamadıkları bir sarsıntı ve kaybın da başlangıç noktasıdır'' diyen Bahçeli, bu tarihten sonra Avrupa merkezli Türk ve İslam düşmanlığının dalga dalga yükseldiğini, Türkleri önce İstanbul'dan, sonra Anadolu'dan atabilmek için asırlardır bir mücadelenin sürdüğünü kaydetti.

''VATAN TEHDİT ALTINDA''

Bahçeli, İstanbul'u 1918'de işgal eden güçlerin şehri 1923'te terk ettiğinde, yarım kalmış emellerini vicdanlarında hep saklı tuttuklarını ifade ederek, şunları söyledi:

''Ne üzücüdür ki, fetihten yaklaşık 5.5 asır sonra işbirlikçi bir hükümetin teslimiyetiyle ülkemizin bütünlüğü, milletimizin birliği ve kardeşliği, vatanımızın bağımsızlığı ve milli bekamız tıpkı 91 yıl önceki İstanbul işgalinde olduğu gibi vahim bir sürece girmiş bulunmaktadır. Bugün bu tehlike yalnızca İstanbulumuzla sınırlı değildir. Tehdit bütün yurt sathına yayılmıştır. Vatan tehdit altındadır. Türk milliyetçilerinin milli coğrafya, milli varlık ve milli beka için duyduğu kaygılar ve tehditler 1919'lu işgal yıllarıyla örtüşmeye başlamıştır. Yine ilkesiz ve korkak bir zihniyet iktidardadır. Yine yabancı güçler iç işlerimize karışmaktadır. Yine gazete sütunlarında Ali Kemallerin yazıları vardır. Osmanlıyı yıkan küresel aktörler 84 yıl sonra yeni bir oyun için kendilerine yeni bir Damat Ferit hükümeti bulabilmişlerdir. Bu haysiyet yoksunu, garabet dönem, fethin 554. yıl dönümünde büyük Türk milletini surlara sıkışmış köhne Bizans'ın karanlık durumuna düşürmüştür.''

''MEHMETÇİĞİN ÖNÜNDEN ÇEKİL''

''İşbirlikçi iktidarın yönetiminde Avrupalı milletimizi, Ermeni tarihimizi, aşiret reisleri devletimizi sorgular hale gelmiştir'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

''Her gün başka bir başkentten gelen taciz, azar, aşağılama ve alay, hükümet tarafından sineye çekilmiştir. 600 yıl dünyayı titreten kudret bir avuç eşkıyayı ininde yok etmek için şimdi icazet beklemektedir. Dün Girit'i elimizden çıkartan ihanet, bugün Kıbrıs'ta yaşanmaktadır. Dün Osmanlıyı yıkan kapitülasyonlar bugün küreselleşme adıyla karşımızdadır. Dün Balkanlarda sergilenen mezalim, bugün Ortadoğu'da tekrarlanmaktadır. Türkiye Irak'ta yeni bir oyunun ve oyalamanın içine itilmeye çalışılmaktadır. Küresel güçler, bölgemizde sergiledikleri yap-bozun eksik parçalarını tamamlamak için gereken zamanı doldurma çabasındadır.

AK Parti zihniyeti terörle mücadele inisiyatifini yabancılara teslim etmiştir. Sorunun çözümünde bir yanda okyanus ötesi, diğer yanda Iraklı aşiret reisleri söz sahibi olmuştur. Başbakan ve AK Parti ise hakaretleri sineye çekerek, milli şerefimiz üzerindeki duyarsızlığını sergilemekte ve ömrünü uzatabilmenin telaşını yaşamaktadır. Buradan Başbakana çağrıda bulunuyorum; bedelini kanla ödeyerek dalgalandırdığımız bayrağımızı nihayet Erzurum'da hatırladın. Bu senin için önemli bir aşamadır, devam et. Ancak bil ki, bayrağımızın dalgalanması gereken yer sadece Erzurum değil, öncelikle Kandil Dağı'dır. Birilerine verdiğin bir söz, yaptığın bir pazarlık yoksa, derhal Mehmetçiğin önünden çekil ve bayrağımızın dalgalanmasına engel olma. Devletimizin kudretini gölgeleme. Güdümlü diplomasiyi terk et. Brüksel'den önce Kandil'e bak. Lübnan'dan önce Kerkük'e bak.''

Bahçeli, Başbakan'ın bunların hiçbirisini yapamayacağını savunarak, ''Başımıza çuval geçirilirken de yapmadın. 5 polisimiz Irak'ta şehit edilirken de, aşiret reisleri tehdit ederken de yapmadın. Avrupa'da müzakere masalarında aşağılanırken de... Türkiye bunları yapabilmek için güçlü bir iktidar arıyor'' dedi.

Milliyetçilik yükselirken, iktidarın alçaldığını ve AK Parti'nin sonunun göründüğünü savunan Bahçeli, ''Geldikleri gibi gidecekler. Gittikleri yerde mutlaka hesap verecekler. Yanılıp da hala karanlık işlerin peşinde olanlar dikkat etsinler. Türk milleti AK Parti'nin teslimiyetçi zihniyetinden ibaret değildir. AK Parti'nin ve işbirlikçilerinin gösterdiği zafiyet, sizleri iştahlandırmasın. Yanlış hesap yapmayın. Biliniz ki bu davayı asla aşamazsınız, bu kaleyi asla geçemezsiniz. Gün yine milliyetçilerin günüdür'' diye konuştu.

''60'INCI HÜKÜMET, MİLLİYETÇİ HAREKET''

Bahçeli, İstanbul'un surlarında Ulubatlı Hasan'ın elindeki 3 hilalli bayrağın 23 Temmuz sabahı Ankara'da gururla dalgalanacağını belirterek, partililere, ''Bu kudret, bu inanç, bu yürek sende var. Yeter ki inan, yeter ki doğrul, yeter ki kendine dön'' diye seslendi.

Genel seçimler yaklaşırken, bir yol ayrımına gelen Türkiye'yi karar vermeye çağırdığını ifade eden Bahçeli, şunları söyledi:

''Ya kavga, gerginlik, kutuplaşma döngüsüne mahkum olarak siyasi çekişmelerle oyalanmaya devam edeceksiniz, ya da ilkeli, onurlu, uzlaştırıcı, kucaklaştırıcı bir milli idareyi tercih edeceksiniz. Ya bir lokma ekmek için boyun eğerek bir korkak ve tutsak olarak hayatınızı sürdüreceksiniz, ya da adil, bağımsız ve güçlü bir milli devlette alnı açık, başı dik insanlar olarak yaşayacaksınız. Ya kapınıza kadar gelen sadakalara razı olup vicdanlarınızı tutsak edeceksiniz, ya da müreffeh bir Türkiye'de helal kazançla alın terinizle kendi geleceğinizi belirleyeceksiniz. Ya dayatmalarla ve tavizlerle öz güvenini kaybetmiş bir ülkede yaşamayı içinize sindireceksiniz, ya da hür, bağımsız, haysiyetli ve kudretli, lider bir Türkiye'de yaşamayı seçeceksiniz. Ya ötekileri seçeceksiniz, ya da 'milliyetçi hareket' diyeceksiniz.

Tercihinizi yapınız, ya teslimiyetçilik, ya milliyetçilik. Tarihin Ulubatlı Hasan'ları sizsiniz. Milliyetçilik bayrağını yükseltiniz, burçlara korkmadan dikiniz. Kazanacağız, başaracağız, iktidara ulaşacağız. 60'ıncı hükümet, milliyetçi hareket.''

AA

3 Haziran 2007 Pazar

Büyükşehir, Süper Gençler'de şampiyon

Büyükşehir, Süper Gençler'de şampiyon

Deplasmanlı Süper Gençler Futbol Ligi'nde, Alanyaspor'u 3-0 yenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi şampiyon oldu.
03 Haziran 2007 20:22

Büyükşehir, Süper Gençler'de şampiyon

İzmir Alsancak Stadı'nda yapılan final karşılaşmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Emre, Hasan Ali ve Soner'in attığı gollerle Alanyaspor'a farklı skorla üstünlük sağladı ve mutlu sona ulaştı. Final maçından önceki üçüncülük karşılaşmasında ise Bursaspor, Kocaelispor'u 4-0 yendi.

AA


Nazım Hikmet, İstanbul'da anıldı

Nazım Hikmet, İstanbul'da anıldı
Nazım Hikmet, İstanbul'da anıldı
Şair Nazım Hikmet Ran, ölümünün 44. yıldönümünde İstanbul'da anıldı.

03 Haziran 2007 Pazar 19:47

Attila İlhan Kültür Merkezi'nce düzenlenen anma etkinliğinde, gazeteci ve şair Dursun Özden ile Nazım Hikmet ile Bakü yıllarında birlikte olan akademisyen Yıldız Sertel, şairle ilgili anılarını paylaştı.

Tiyatro sanatçısı Metin Belgin'in Nazım Hikmet'in şiirlerini okuduğu etkinlikte, Nazım Hikmet'in yayınlanmamış fotoğrafları saydam gösteriyle katılımcılara sunuldu.

AA

Her isteyene 'Heyet raporu' yok!

Her isteyene 'Heyet raporu' yok!

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, hastane başhekimlerine gönderdiği genelgede 'acil' durumlar dışında

'heyet raporu'

verilmemesini istedi. Genelgenin sebebi malum:
03 Haziran 2007 17:40

Her isteyene 'Heyet raporu' yok!

Kamu Kurum ve kuruluşlarda çalışan çok sayıda görevlinin seçim kampanyalarında görev almak istediğine değinen Akdağ, bu kapsamda hileli rapor almak için girişimlerin olabileceğine dikkat çekti. Bu yönde çok sayıda ihbar aldıklarını belirten Bakan Akdağ, hastane başhekimlerinden 'doğum ve acil sağlık sorunları' dışında heyet raporu verilmesini talep etti.

Akdağ, aksi tutum içinde bulunanlar hakkında işlem yapılacağı uyarısında bulundu.

İdil Biret ve Ayla Erduran'a 'Onur Ödülü'

İdil Biret ve Ayla Erduran'a 'Onur Ödülü'

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nca (İKSV) düzenlenen 35'inci Uluslararası İstanbul Müzik Festivali'nin açılışında,devlet sanatçıları İdil Biret ve Ayla Erduran'a ''Onur Ödülü'' verildi.
03 Haziran 2007 16:01

İdil Biret ve Ayla Erduran'a 'Onur Ödülü'

Aya İrini Müzesi'ndeki açılış gecesinde konuşan İKSV Başkanı Şakir Eczacıbaşı, İstanbul'da henüz çağdaş koşulları içeren bir konser salonu bulunmadığını söyledi.

Eczacıbaşı, "İlk İstanbul Festivali'nden bu yana konserlerin büyük bölümünü, bugün içinde bulunduğumuz Aya İrini'de gerçekleştiriyoruz. Bu nedenle, Aya İrini'yi 4'üncü yüzyılda yaptıran İmparator Constantinus'u ve kiliseyi camiye çevirmeden olduğu gibi bırakan Fatih Sultan Mehmet'i selamlıyoruz" dedi.

Eczacıbaşı ayrıca, "Başka bir deyişle, bu iki devlet adamı yıllardır en büyük mekan sponsorlarımız olmayı sürdürüyorlar" şeklinde konuştu.

Festivalin "Yaşam Boyu Başarı Ödülü", İngiltere'de yaşayan klasik müzik bestecisi Sir John Tavener'e, Aya İrini'de 22 Haziran'da gerçekleştirilecek "Allah'ın Güzel İsimleri" adlı konser öncesinde verilecek.

3 Haziran 2007 CHP'ye iki yeni sürpriz isim

3 Haziran 2007

CHP'ye iki yeni sürpriz isim

CHP'nin son transferi, DP'nin ve Anavatan'ın gözde isimleri mi?


Siyasette

Baykal ve CHP süprizi sürüyor.

Mehmet Keçeciler'in

Konya'dan, Mehmet Ali Bayar'ın da Sakarya'dan adaylığı gündemde.



İlhan Kesici ve Faik Öztrak ile Uluslararası ekonomiyi, finans sektörünü bilen A takımını tamamlayan Deniz Baykal CHP'yi, ''merkeze çekme'' projesine son ve önemli rötüşlarını yapıyor.

Lütfullah Kayalar'ın adaylığı ile İç Anadolu restorasyonunu başlatan Baykal'ın Konya'dan Mehmet Keçeciler'i adaylığa düşündüğü haberleri Ankara'yı hareketlendirdi. Mehmet Ali Bayar'ın da Sakarya'dan adaylığı gündemde. Annesinden izin almadığı için CHP'ye gitmeyen Bayar'ın bu kararından vazgeçmeye ve aday olmaya hazır olduğu öne sürüldü.

İlhan Aküzüm
ise DP'den Kars adayı olduğunu açıklayarak hakkındaki spekülasyonları yalanladı.

Bayar ve Keçeciler'in açıklamaları iddialara bir netlik katacak.

Mehmet Keçeciler CHP adayı olur mu?


makam hırsı baraj telaşı korkulu rüyaları;

veya

Millet'in Âhı ... şükür bugünleri gördük.





Mehmet Keçeciler CHP adayı olur mu?


cafesiyaset.com ile birlikte seçim kulislerinin nabzını en iyi tutan siteler arasında dikkat çeken gercekgundem.com ilginç bir kulis haberine daha imza attı.
03 Haziran 2007 15:46

Mehmet Keçeciler CHP adayı olur mu?

Gerçek Gündem sitesinin haberine göre, Lütfullah Kayalar'ın adaylığı ile İç Anadolu restorasyonunu başlatan Baykal'ın Konya'dan Mehmet Keçeciler'i adaylığa düşündüğü haberleri Ankara'yı hareketlendirdi. Mehmet Ali Bayar'ın da Sakarya'dan adaylığı gündemde. Annesinden izin almadığı için CHP'ye gitmeyen Bayar'ın bu kararından vazgeçmeye ve aday olmaya hazır olduğu öne sürüldü.


İç politika oyunu dışarıdan belli oluyor!

İç politika oyunu dışarıdan belli oluyor!
Org. Büyükanıt'ın, "Orada Barzani de var; ABD de var. Onlarla da mı savaşacağız" sözü "Hadi savaşa" diye değil, tam tersine operasyon için elverişsiz koşulların hatırlatılması olarak algılanmalı.

Kuzey Irak yazı olacak

Heyecan üstüne heyecan. Türkiye bu kez de Kuzey Irak'ta Süleymaniye'de görev yapan özel kuvvetler elemanlarına silah çekilerek taciz edilmesi olayıyla hop oturup hop kalkıyor. Bazılarına göre, Genelkurmay Başkanlığı'nın cuma gecesi internet sitesine koyduğu sert cevap, 2003'deki "çuval" hadisesinin rövanşı. Daha doğrusu, metin "ikinci bir çuval vakasına" tolerans olmayacağının deklarasyonu.

Belli ki 2007 yalnız seçim değil aynı zamanda "Kuzey Irak" yazı olacak. Süleymaniye'deki özel kuvvetlerin yaşadığı son taciz de, boşluklar gerçekleşen izole bir olay değil her gün Türkiye'nin gündeminden düşmeyen bir dizi açıklama ve restin son perdesi.
Peki ne oluyor? İç politikadaki yansımalarına bakınca, Süleymaniye olayı Ankara açısından riskli bir sürecin de başlangıcı anlamına geliyor.

Yaşanan iki ayrı dinamik var. Birincisi, olayın Irak ve ABD ile özel bir anlayış çerçevesinde Kuzey Irak'ta konuşlanan 1500 civarında TSK mensubunun varlığına dikkat çekiyor oluşu. Genelkurmay şu ana kadar oradaki tank birliği ve özel kuvvetlerle ilgili sessiz ve düşük profilli kalmayı seçmişti. Neden şimdi konuyu uluslararası ölçekte gündeme getiriyor?

İkincisi, seçime gidilen bir ortamda hükümet ve asker arasında "top sende", "hayır, top sende" deme yarışı. Bu kamuoyunda terör konusunda kimin daha tavizsiz gözükeceğine dair son derece karmaşık bir mücadele. Ankara'daki izlenim, askerin, ihtiyaç olduğunu düşünse bile, koşulların elverişli olmadığı bilinciyle şu anda Kuzey Irak'a yönelik bir operasyon konusunda temkinli olduğu yolunda. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'ın bu hafta İstanbul'da ettiği "Orada Barzani de var; ABD de var. Onlarla da mı savaşacağız" sözü de, bu bağlamda "Hadi savaşa" diye değil, tam tersine operasyon için elverişsiz koşulların hatırlatılması olarak algılanmalı.

Özel sohbetlerde de askeri yetkililer PKK'nın kamplarına artık çoluk çocuk ve aileleri yerleştirdiğini, bu durumda operasyonun çok iyi hesaplanması gerektiğini, hedefin ve amacın siyasi otorite ve asker tarafından ciddi manada müzakere edilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ben tüm bu açıklamalardan kuvvetli bir operasyon ısrarı almıyorum.

Peki madem acil bir operasyon söz konusu değil, askeri yetkililer neden konuyu sürekli gündemde tutuyor? Neden Genelkurmay Başkanı Org Yaşar Büyükanıt, kamuoyunun büyük çoğunluğu tarafından "Asker Kuzey Irak'a hemen girmek istiyor" şeklinde yorumlanan sözleri sıklaşan aralıklarla tekrarlıyor?

Genelkurmay, şehit cenazeleri ve terör kurbanlarının artmakta olduğu sıcak 2007 yazı başlangıcında kamuoyunun önünde terörle mücadele kararlılığını ortaya koyarak, "Bakın ben üzerime düşeni yapmaya hazırım" demek istiyor olabilir.


Ancak konunun sürekli gündemde tutulması, AK Parti tarafından "iç politika oyunu" olarak yorumlanıyor. Hükümet çevreleri, askerin MGK gibi resmi platformlarda dile getirilmeyen operasyon talebini kamuoyunun önünde dile getirmesini "AK Parti'yi sandıkta zora sokma" hatta "AK Parti terör konusunda gerekeni yapmıyor" imajı yaratma çabası olarak yorumluyor. Üstelik hükümet henüz bu stratejiye karşı etkili bir politika geliştirmiş de değil. Başbakan her açıklamasında silahlı kuvvetlerden gelecek resmi bir talebi değerlendirebileceğini söylüyor. Ancak manşet savaşında, askerin konuyla ilgili açıklamaları hükümetinkinden daha çok yankı buluyor.


Aslı Aydıntaşbaş / Sabah

Ağar, seçime bağımsız mı girecek?..


şooook baraj korkusu !


Ağar, seçime bağımsız mı girecek?..
Bugün, 19:01

Siyasi Partiler Kanunu'nun 36 maddesi uyarınca, "DP'nin seçimlere katılamayacağı ve bu yüzden Genel Başkan Mehmet Ağar'ın 22 Temmuz sçimlerine bağımsız aday olarak katılacağı" iddiası, Ankara siyasi kulislerinin ana gündem maddesi haline geldi.

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİMLERE KATILMASI MADDE 36 - (Değişik: 3420 - 31.3.1988) Siyasî partilerin seçimlere katılabilmesi için illerin en az yarısında oy verme gününden en az altı ay evvel teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış olması veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunması şarttır. Bir ilde teşkilatlanma, merkez ilçesi dahil o ilin ilçelerinin en az üçte birinde teşkilat kurmayı gerektirir.

Ancak bazı yorumculara göre de, DYP yerine DP'nin geçişi sadece bir parti adının değiştirilmesini ifade etmekte. Nitekim dün ANAP'la birleşmenin suya düşmesi ertesinde konuşan DP Genel Başkan Yardımcısı Saffet Arıkan Bedük, 27 Mayısta yapılan olağanüstü kongre ile Demokrat Parti (DP) adını aldıklarını ve ANAVATAN'ın kendilerine katılmasını beklediklerini kaydetti.

Eski eşe kurşun yağmuru

Tekirdağ'da kıskanç bir koca başka erkeklerle gezdiğini iddia ettiği eski eşini kurşun yağmuruna tuttu.





Tekirdağ'ın Marmara Ereğlisi ilçesinde bir kişi, 1 yıl önce boşandığı, başka erkeklerle gezdiğini iddia ettiği eski eşini tabancayla vurarak öldürdü.

İbrahim Bilkay (36), geçen yıl ağustos ayında boşandığı Bulgar uyruklu eşi Ayfer Raminova Yesinova (28) ile Dereağzı mevkiinde bir barın önünde karşılaştı.

Bilkay, başka erkeklerle gezdiğini iddiasıyla tartıştığı Yesinova'ya, tabancayla 4 el ateş ederek ağır yaraladı.

Özel Yaşam Hastanesi'ne kaldırılan Yesinova, tüm müdahalelere karşın kurtarılamazken kıskanç koca tutuklandı.



Eski eşe kurşun yağmuru
03 Haziran 2007 Pazar 19:15
Tekirdağ'ın Marmara Ereğlisi ilçesinde bir kişi, 1 yıl önce boşandığı, başka erkeklerle gezdiğini iddia ettiği eski eşini tabancayla vurarak öldürdü.

İbrahim Bilkay (36), geçen yıl ağustos ayında boşandığı Bulgar uyruklu eşi Ayfer Raminova Yesinova (28) ile Dereağzı mevkiinde bir barın önünde karşılaştı.

Bilkay, başka erkeklerle gezdiğini iddiasıyla tartıştığı Yesinova'ya, tabancayla 4 el ateş ederek ağır yaraladı.

Özel Yaşam Hastanesi'ne kaldırılan Yesinova, tüm müdahalelere karşın kurtarılamazken kıskanç koca tutuklandı.

Ülkü Gökalp Güney, AK Parti'de

Ülkü Gökalp Güney, AK Parti'de

Bayburt Bağımsız Milletvekili Ülkü Gökalp Güney, AK Parti'ye katıldı. Güney'in AK Parti'ye katılmasının ardından, AK Parti'nin sandalye sayısı 352'ye ulaştı.
03 Haziran 2007 17:23

Ülkü Gökalp Güney, AK Parti'de

Bayburt Bağımsız Milletvekili Ülkü Gökalp Güney, AK Parti'ye katıldı. Güney, TBMM Başkanlığına sunduğu dilekçede, AK Parti'ye katıldığını bildirdi. Ülkü Gökalp Güney'in AK Parti'ye katılmasının ardından, AK Parti'nin sandalye sayısı 352'ye ulaştı, bağımsız milletvekili sayısı da 14'e düştü. TBMM'deki son sandalye dağılımı şöyle oluştu: AK Parti: 352 CHP: 149 ANAVATAN: 20 DP: 3 SHP: 1 HYP: 1 GP: 1 Bağımsız: 14 BOŞ: 9

AA

Nursuna Memecan neden AKP'li?

Nursuna Memecan neden AKP'li?

AKP'den milletvekili aday adayı Nursuna Memecan neden siyaset için AK partiyi seçtiğini ve milletvekili seçildiği takdirde neleri yapamayacağını anlattı.
03 Haziran 2007 16:51

Nursuna Memecan neden AKP'li?

Fatih Türkmenoğlu'nun röportajı

AKP'den milletvekili aday adayı Nursuna Memecan'la Beyoğlu'ndaki evlerinde buluştuk. Memecan, Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu, ABD'den MBA mastırlı ve ünlü karikatürist Salih Memecan'ın karısı. Elinde ABD'nin ünlü kitapçı zinciri Barnes and Noble'ın kahve fincanı ile bizi karşıladı. 360 derece İstanbul manzaralı terasında AKP'yi ve yeni macerasını anlattı

Niçin politikaya girdiniz?
AK Parti'de çok arkadaşım var; ta kurulduğu günden beri. Genel olarak çalışkanlıklarını, iyi niyetlerini ve gayretlerini takdirle karşılıyorum. Benim de belli bir birikimim var; nasıl yardımcı olabilirsem onlara, bu ekibin içinde bir şeyler yapmak isterim.

Peki şu anda "görünenin dışında başka bir yüzleri" olduğundan ve parti içindeki ciddi kutuplaşmalardan söz ediliyor. Böyle şeyler hissetmediniz mi?
Yok, hiç. Samimiyetle ve arkadaşlık çerçevesinde beraberim. Üst düzeyle, milletvekilleriyle, partiye gidip gelenlerle de... Şimdiye kadar gizli gündem olabilecek bir şeye rastlamadım diyemeyeceğim, öyle bir şey olamaz. Eşyanın tabiatına aykırı. Son derece demokratik ve özgürlükçü olduklarını görüyorum.

Özgürlükçülük meselesini biraz açmak gerekir: Herkes, istediği gibi mi yaşamalı-giyinmeli-davranmalı?
Kesinlikle.

Okulda da namaz kılınsın mı?
Kim nasıl istiyorsa öyle yaşasın.

Son zamanlarda "liberallerin yumuşak tutumları bizi bu hale getirdi" görüşü de var...
Uzun seneler Amerika'da yaşadım, burada Robert Kolej ve Boğaziçi'nde okudum; benim demokrasi anlayışım böyle. Benim sınırlarıma karışmadan herkes ne istiyorsa yapabilir. Amerika'da yapıyorlar, çok da güzel oluyor. İnsanlar birbirlerine saygı duyarak güzel yaşıyorlar. Bırakın Amerika'yı, burada da yaşanmış. Endişe edecek bir şey olmadığını, burada yaşayan insanların bunu defalarca ispat ettiklerini biliyorum.

Robert Kolej'den kaç yılında mezun oldunuz?
1975 yılında.

O zamanın Türkiye'si ile şimdinin Türkiye'si arasında fark yok mu?
Dağlar kadar...

İnsan manzarası?
Şimdi çok daha renkli, çok daha modern insanlar görüyorum.

Şu anda Türkiye'de mi?
Evet. Daha çok insanın sokağa çıkması çok hoşuma gidiyor. Farklılıklar beni hiç rahatsız etmiyor.

Okul arkadaşlarınız kararınız karşısında tepkilerini dile getirdiler mi?
Getirdiler. Kolej ve Boğaziçi grubu şaşırdı. Birkaç tane "Cesaretinden dolayı tebrik ediyorum" diyen mail geldi.

Meclis'teki son zamanlarda çok konuşulan "çok karılı-badem bıyıklı-sağ elde gümüş yüzüklü" adamlar da mı rahatsız etmiyor?
Kimsenin karı sayısını bilmiyorum maalesef, anket de yapmadım! Başkasının bıyığı ve yüzüğü beni neden rahatsız etsin ki?

Bir simge olsa da, bir aidiyet nişanı olsa da mı?
Evet, öyle olsa da. Nereye aidiyet olacak ki? Saçım açık olarak ben de bir yere aidim. Her türban takanı bir yere kategorize edemem. Her başı açık insan da aynı demek değil ki. Bir kısmıyla hiç uyuşamayacağım kesin. Aynı şekilde beş sariliyi de yanyana koy, yine aynı...

Salih Memecan yıllar önce "Amerika'da beş Türk erkek aynı okuldaydık; bir Türk kızı vardı, en akıllımızdı, o da beni seçti" demişti bana. Siz bunları söylüyorsanız, bir gerçek payı vardır o halde...
Valla çok teşekkür ederim. Yıllar boyunca aldığım en iyi iltifat bu oldu.

Hakikaten, yine başa dönüyorum, partinin genel resminde hiç falso yok mu?
Beni hiç rahatsız etmiyor, inanın. Cumhurbaşkanının karısı insan olsun; türbanı varmış, yokmuş hiç önemli değil. Estetik duygusu, bizim buradaki yetiştiriliş tarzımızla ilgili. Ben algılarımı hep sorguluyorum, herkesin de sorgulamasını istiyorum. New York çok kozmopolit bir yer, binbir çeşit insan var sokakta, onları yargılamaya kalksam sonu yok... Beni lüle saçlı bir Yahudi de türbanlı veya çarşaflı bir kadın da hiç rahatsız etmiyor. Bir tanıyayım, öyle karar vereyim...

"İnsanlar empati yapmalı, farklılıklardan zevk almalı"
Kaç yıldır Amerika'dasınız?
Full time olarak 10 yıldır. Bir değişiklik olsun diye gitmiştik. Burada olduğun zaman hep aynı gündem, aynı bakış açıları... Bir de Amerika'dayım, ama burayla yaşıyorum. Saatimden de anlayacağın gibi, bak çift kadranlı, Türkiye gündeminden ve zamanından hiç uzaklaşmıyoruz yani. Tamamen teknoloji ve internetin sayesinde. İnternetin yarattığı şeffaflık ve hareket edebilme lüksü inanılmaz.

Taşınmak zor olmadı mı?
Vallahi olmadı. Değişiklik çok severim ben. Kendimi de çocukları da başka türlü geliştirebilirim diye düşündüm. Ben hep yeni amaçlar koymalıyım, hep yeni şeyler öğrenmeliyim. Bizim ev New York'un biraz dışında, çok güzel bir banliyöde yaşıyoruz. İlk zamanlarda bütün gün bakıyorum; sincap, tavşan ve ben! Sonraları doğanın dilini anlamaya başladım. Mevsim değişikliklerini izler oldum.

Amerikan vatandaşı oldunuz mu?
Hayır, olmadık.

Amerika'da politikaya girseniz, Cumhuriyetçileri mi yoksa Demokratları mı tercih ederdiniz?
Vatandaş olmadığım için oy da veremiyorum gerçi, ama Cumhuriyetçi Parti'nin liberal açılımları bana daha çok uyuyor. Demokrat Parti'nin de çok uygun yerleri var. Cumhuriyetçi Parti'yi son senelerde gördüğümüz yüzüyle değerlendirmek yanlış olur. Esas mantalitesi son derece liberal ve çağa uygun. Demokrat Parti de daha insani...

Şu anda Türkiye'nin en büyük problemi nedir?
Karşılıklı saygı. İnsanlar empati yapmalı, farklılıklardan zevk alabilmeli.

AKP "vatanı temiz tutma, ona iyi bakma" gibi konularda bir eğitim programı düşünüyor mu?
Ya ezelden beri çekirdek yer, çöplerini yere atarız. Sigara biter, paketi sokağa savurular. Bunlar olmasa daha iyi ama zannetme ki bir günden bir güne değişim gerçekleşir. AB entegrasyonu ile halkımız gidip gelecek, temiz ülkeleri görüp özenecek... Adam elindeki kağıdı yere atamayacak... Ancak zamanla olur.

Lüks arabadan da atıyorlar, kenar mahallelerde de.
Üstelik aynı adamlar, başka yerlere gidince daha medeni yaşamayı öğrenebiliyorlar.

Keşke Emine hanım da (Erdoğan) bu konuda çalışsa...
Ne güzel olur! Valla çok iyi olur. Onlar öncülük ederler. Şahane kampanya, evet, birisinin sahip çıkması lazım. Çöp, sokak hayvanları, sigara; ne bileyim bir sürü illet var, her birini biri eline alsın...

Peki AKP iktidar olacak mı?
İnşallah.

"Çizgi film hayranıyım, favorim Neşeli Ayaklar"
Kaç yıllık evlisiniz?
Tam 25 oldu. Milat gibi... Oğlum 24, kızım 19 yaşında.İkisi de gayet aydın, akıllı çocuklardır.

İyi anne oldunuz mu?
Onlara sormak lazım... Hem destek vermek hem de ayakları üzerlerinde durmaları için elimden geleni yaptım.

Hayatınızın filmi hangisi?
Şu anda "Happy Feet - Neşeli Ayaklar". Bir uzun metraj çizgi film. Ben çizgi film hayranıyımdır. Bundan önce "Finding Nemo" favori filmimdi.

Ölümsüz aşk var mı?
Yok. Aşk kısa süreli olacaktır.
Oysa sevgi uzun...


"Gül'ün oğlu ABD'deki evimizde kaldı"

Siz dindar mısınız?
Dindarlığım kendime göre. Değerlendiremem. "Dindar değilim" de diyemem. "Dindarım" desem de çok ayıp. Aslında bu çok şahsi bir şey.

Abdullah Gül'ün oğlunun ABD'deki evinizde yıllarca kalıp okula gittiğini duymuştum.
Doğru. 6. ve 7. sınıflarda, ilk dönemlerde bizde kaldı, okula gitti.

Farklı bir ortama girdi.
Öyle. Hem bizim ev hem de Amerika. Kendi yaşantılarından farklı bir ortama, o yaştaki çocuğu bırakabildiler. Hem bizim yaşam tarzımız farklı hem Amerikalılarınki. Bence bu, Gül ailesinin ne kadar açık yürekli olduğunu gösteriyor.

"Eyaleti baştan başa bisikletle geçtim"

Spor yapıyor musunuz?
Bisiklete binerim. Amerika'da Iowa eyaletini bir uçtan bir uca geçtim. Ciddi bir turdu, her çeşit insan vardı. 15 bin kişiyle beraber, yedi gün ve 450 mil... Gece çadırlarda yattık, gündüzleri de bir köyden öbürüne gittik. Fırsat olduğu zaman en çok sevdiğim şey bisiklete binmek.

Kilo da vermişsinizdir...
Hiç vermedim! Sürekli yemek köşeleri vardı, durmadan yiyince kilo verilmiyor.

Yemek yapar mısınız?
Yaparım. Amerika'da Türk yemeklerini yapmayı öğrendim. Dolma sarmayı bile. Taa öğrencilik yıllarımdan kalma, Gönül Candaş'ın kitabından yaparım yemeklerimi. Babaannemin bulgurlu-mercimekli çorbasını bile yapıyorum. Bütün Amerikalı arkadaşlarım onu yemiştir.

Gelip ararlarsa bulamayacaklar!
Bulamazlar... Hah hah! Zavallılar bunu tipik bir Türk yemeği zannediyorlar.

Şimdi bir imaj danışmanı ile çalışacak mısınız?
Şimdilik eş-dost tavsiyesi ve eleştirileri ile idare ediyoruz. Telefon geliyor, "gülümse, o ne pantolon öyle" falan diyorlar.

Bazı insanlar aynanın karşısında zaman harcar, pantolon ve gömlek kombinasyonlarını ölçer, biçer; bazıları da bir şeyler giyip çıkar...
Ben hep ikinci türden oldum işte. Şimdi elimden geldiğince dikkat etmeye çalışacağım. Doğrusunu istersen, çok çok da umrumda değil.

"Tayyip beyle aramızda sıcak bir dalga var"

Politika uzun yol, büyük resim. Kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?
Henüz hiçbir yerde. İyi birikimlerim var, herhalde iyi kullanılırım diye düşünüyorum. Sorumluluklar alırım, milletvekilliği yaparım.

AKP'nin yeni yüzlerini tanıma fırsatınız oldu mu?
Geçenlerde sekiz kişi tanıdım.

Tayyip beyle aranız nasıl?
Aramızda sıcak bir dalga var. Görmez milletvekili Lokman Ayva'ya verdiği destekleri gördüm. Onun önünü çok açtı. O zamanlardan beri takip ediyorum. Bir Özürlüler Merkezi açılışında tanıştık. Aynı sıcaklığı Emine hanımdan da gördüm. Abdullah bey ve eşiyle de dostluğumuz var. Onları o kadar yakın tanıyorum ki, çok rahat ve güvenliyim. Onlarla iftihar ediyorum.

Tabii, iktidara yakın olmak her zaman iyidir!
Yok canım... Daha önce de iktidarlar vardı, "koşayım da yakın durayım" diye bir şey olmadı. Bir de iktidara yakın olacağım da bana ne faydası olacak ki...

Yalı alırsınız, şirket kurarsınız, holding olursunuz...
Yalı almam, şirketten anlamam, çocuğumu Amerika'ya göndermeyeceğim, zaten Amerika'da! Ayrıca annem de hiç hoşlanmaz öyle şeylerden.

Neden?
Çok zengin bir aileden geliyor, hep derdini çekmiş. O yüzden parasal hırsım hiç yok. Annem sadece "hayırlı olsun" diyor. Annemin babası da siyasetçiydi, Nuri Demirağ. Türkiye'nin demiryolu ağını yapmış, Atatürk de ona bu soyadını vermiş. Çok partili dönemde Milli Kalkınma Partisi'ni kurmuştu. Sonra da Demokrat Parti'den milletvekilliği yaptı.

(Milliyet)


Meclis tatile girdi.

Meclis tatile girdi.

TBMM, alınan karar gereği 22 Temmuz genel seçiminin kesin sonuçları ilan edildikten sonraki 5. gün toplanmak üzere tatile girdi. Son çalışma günü 5 yasayla tamamlandı.
03 Haziran 2007 18:54

Meclis tatile girdi

TBMM Başkanvekili İsmail Alptekin başkanlığında bugün saat 11.00'de çalışmalarına başlayan Genel Kurulda, 2'si temel kanun olmak üzere, toplam 96 maddelik tasarı ve teklif, görüşülerek yasalaştı.

Milletvekilleri, bugün yaptığı yaklaşık 7.5 saatlik son mesaileriyle, 13 gündür hafta sonları da dahil olmak üzere sabah 11.00 gece 24.00 saatleri arasında yaptığı aralıksız çalışmayı da tamamladı. Genelm Kurulda bugün, Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, Jeotermal Enerji Kaynakları ve Mineralli Sular Kanun Teklifi, Sigortacılık Kanunu Tasarısı, Türkiye ile Ukrayna arasında uzayın araştırma ve kullanımı konularında işbirliği anlaşmasını onaylayan kanun tasarısı, görüşülerek yasalaştı. Bazı milletvekilleri, teklif ve tasarıların görüşmeleri sırasında, 22 Temmuzda yapılacak seçimlerin hayırlı olmasını temenni ederek, seçimlerde başarılar diledi. Alptekin de milletvekillerinin birbirine sataştığı görüşmelerde, bunun son toplantıları olduğunu belirterek,ortamın gerilmemesini istedi.

GÜNDÜZ: ''51 SAATLE REKOR KIRILDI''

AK Parti Grup Başkanvekili İrfan Gündüz, 22. Dönem 5. Yasama Yılının son toplantısında, milletvekillerine, görüşmelerde sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür etti. 2007 yılı bütçesinin görüşülmesinde 51 saat aralıksız çalışılarak bir rekor kırıldığını ifade eden Gündüz, 22. Dönemde 1109 tasarıdan 915'inin, 1043 tekliften 278'inin yasalaştığını kaydetti. İrfan Gündüz, başta TBMM Başkanvekili Ali Dinçer olmak üzere vefat eden milletvekillerine Allah'tan rahmet dileklerini yeniledi.

TOPUZ: ''GİTMEK VAR, GELMEMEK VAR...''

CHP Grup Başkanvekili Ali Topuz, 22. Dönemin normal çalışma süresinin bugün tamamlandığını belirtti. ''Biz çok çalıştık ama Cumhurbaşkanını da Anayasa Mahkemesini de çok çalıştırdık'' diyen Topuz, çalışmalar nedeniyle önemli birikimler elde edildiğini söyledi. Parlamentoda olan milletvekillerinin tekrar seçilmesini temenni eden Topuz, kendisine haksızlık yapıldığını düşünenlerin, bunu anlayışla karşılamasını istedi. ''Gitmek var gelmemek var, gelmek var görememek var'' diyen Topuz, bir daha gelemeyen milletvekillerinin, bunu olgunlukla karşılayarak siyasete küsmemelerini, Parlamento dışında da siyaset yapılabileceğini ifade etti.

KURTULMUŞOĞLU: ''İNCİTTİKLERİMDEN ÖZÜR DİLİYORUM''

Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Muzaffer Kurtulmuşoğlu ise 4.5 yılda çok işler yapıldığını söyledi.Kurtulmuşoğlu, ''Ben dahil, bütün milletvekillerinin tekrar seçilmesini temenni ediyorum ama çoğumuz tekrar gelemeyebiliriz'' dedi. Kendisinin hiç kimseyi üzmemeye gayret gösterdiğini vurgulayan Kurtulmuşoğlu, bilmeden incittiği milletvekillerinden de özür diledi.

ALPTEKİN'İN GÖZLERİ DOLDU

TBMM Başkanvekili İsmail Alptekin de yaptığı son konuşmada, Başkanlık Divanı olarak görev yaparken, Anayasaya, yasalara ve İçtüzüğe uygun hareket etmeye titizlik gösterdiklerini söyledi. Bazı kararları verirken, kendilerinden önce görev yapanların uygulamalarına baktıklarını ifade eden Alptekin, ''Bizden sonra gelenler de bizim uygulamalarımıza bakacaklar. Biz de karar verirken, Anayasa, yasa ve vicdanlara uygun olmaya gayret ettik'' dedi. Herkesin siyasete heveslenebileceğini kaydeden Alptekin, ancak siyasetçinin kolay yetişmediğini vurguladı. Alptekin, bu parlamentonun bir okul olduğunu dile getirerek, ''Sizlerden çok şey öğrendim. Öğrendiklerimi hayatımda uygulamaya, daha iyi olmaya gayret ettim'' diye konuştu. Alptekin, söylemek istediği çok şey olduğunu dile getirirken duygulandı. Gözleri dolan ve sesi titreyen Alptekin'e, milletvekilleri alkışlarla karşılık verdi. İsmail Alptekin, Meclis çalışanlarına da teşekkür etti. Birleşimi, 22 Temmuz seçimlerinin kesin sonuçlarının YSK'ca ilan edilmesinin 5. gününde saat 15.00'de toplanmak üzere kapatan Alptekin, ''Yolunuz açık olsun'' dedi.

BAZI VEKİLLER AĞLADI

Konuşmasının ardından kürsüde bulunan TBMM Katip Üye Bayram Özçelik, Alptekin'in elini öptü. Başta AK Parti İstanbul Milletvekili Gülseren Topuz olmak üzere, bazı milletvekillerinin ağladığı görüldü. Milletvekilleri, Meclis fotoğrafçısına hatıra fotoğrafı çektirdi. Salonda son kalan bir grup milletvekili de Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile fotoğraf çektirdi ve basın locasında bulunan foto muhabirlerine el sallayarak poz verdi.

AA

Bilderberg sona erdi .

Bilderberg sona erdi

Ritz Carlton Oteli'nde üç gün süren 55. Bilderberg Toplantısı sona erdi. Topalntıya yerli ve yabancı birçok önemli isim katıldı.
03 Haziran 2007 18:42

Bilderberg sona erdi

İstanbul'da gerçekleştirilen 55. Bilderberg Toplantısı sona erdi. Ritz Carlton Oteli'nde üç gün süren toplantıya, Hollanda Kraliçesi Beatrix, İspanya Kraliçesi Sofia, Belçika Veliaht Prensi Philippe, Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer, Yunanistan Ekonomi ve Maliye Bakanı George Alagoskufis, Portekiz'in eski Başbakanı Francisco Pinto Balsemao, eski Fransa Dışişleri Bakanı Michel Barnier, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, İsveç Maliye Bakanı Anders Borg, Hollanda Dış Ticaret Bakanı Frank Heemskerk, Finlandiya Maliye Bakanı Jyrki Katainen, eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Fransa Tarım Bakanı Christine Lagarde, İrlanda Adalet Bakanı Michael McDowell, IMF Başkanı Rodrigo De Rato, AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson gibi yabancı konuklar katıldı.

Toplantının yerli katılımcıları arasında ise Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, BM Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, eski TÜSİAD Başkanı Erkut Yücaoğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal ve Coca-Cola Company İcra Başkanı Muhtar Kent'in yanı sıra Ümit Boyner, Cem Duna, Emre Gönensay, Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand yer aldı.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıda, yeni dünya düzeni, Türkiye, Orta Doğu, Avrupa, ABD, demokrasi ve popülizm, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, bilgi teknolojileri ve iklim değişikliği gibi konular ele alındı.

AA

Gündem Küçük kızı taciz eden 4 çocuk babası tutuklandı



Gündem

03 Haziran 2007
Küçük kızı taciz eden 4 çocuk babası tutuklandı

Mustafa İNSAN/MERSİN, (DHA)

MERSİN’de 52 yaşındaki 4 çocuk babası Mehmet Ayaydın, alışveriş yapmak için bakkal dükkanına giden 10 yaşındaki N.B.’ye yol ortasında elle cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle vatandaşlarca linç edilmek istendi. Polisin kurtardığı Ayaydın, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

İddiaya göre Kurtali Mahallesi’ndeki bakkal dükkanına giden N.B.’nin yanına yaklaşan Mehmet Ayaydın, elle küçük kızı taciz etti. Bu sırada çığlık atan N.B.’nin yanına çevredeki vatandaşlar koştu. Kaçmak isteyen zanlı, kendisini yakalayan vatandaşlarca tartaklandı. İhbar üzerine olay yerine gelen güvenlik güçleri işsiz olan Ayaydın’ı vatandaşların elinden kurtardı. Karakola götürülen zanlı, N.B.’ye bir şey sormak için dokunduğunu, bu sırada kızın korkup çığlık attığını ileri sürerek suçlamaları kabul etmedi.

N.B. ise ifadesinde, “Bana elleriyle sarkıntılık etti” dedi. İfadesi alınan Mehmet Ayaydın çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.

EURO 2008 toplu sonuçlar ve puan

EURO 2008 toplu sonuçlar ve puan

EURO 2008 yolunda ülkeler gruplarındaki maçlarına devam ettiler. Milli takımın

Bosna'da takıldığı gecede Danimarka-İsveç maçı tamamlanamadı.

İşte toplu sonuçlar ve puan...
03 Haziran 2007 16:28

EURO 2008 toplu sonuçlar ve puan

02/06Grp DWales0-0Czech Republic

02/06Grp FIceland1-1Liechtenstein
02/06Grp AKazakhstan1-2Armenia
02/06Grp ERussia4-0Andorra
02/06Grp DGermany6-0San Marino

02/06Grp AFinland0-2Serbia
02/06Grp EF.Y.R. Macedonia1-2Israel
02/06Grp BFaroe Islands1-2Italy
02/06Grp FDenmark(a) Sweden

02/06Grp CBosnia-Herzegovina3-2Turkey
02/06Grp CNorway4-0Malta

02/06Grp GAlbania2-0Luxembourg
02/06Grp GSlovenia1-2Romania
02/06Grp ABelgium1-2Portugal
02/06Grp AAzerbaijan1-3Poland
02/06Grp BLithuania1-0Georgia
02/06Grp BFrance2-0Ukraine
02/06Grp GBelarus0-2Bulgaria
02/06Grp FLatvia0-2Spain
02/06Grp CGreece2-0Hungary
02/06Grp EEstonia0-1Croatia
Group APldPts
Poland POL819
Portugal POR714
Serbia SRB714
Finland FIN711
Belgium BEL77
Kazakhstan KAZ75
Armenia ARM64
Azerbaijan AZE74
Group CPldPts
Greece GRE615
Turkey TUR613
Bosnia-Herzegovina BIH610
Norway NOR610
Hungary HUN66
Malta MLT64
Moldova MDA62
Group EPldPts
Croatia CRO616
Israel ISR714
Russia RUS614
England ENG611
FYR Macedonia MKD77
Estonia EST60
Andorra AND60
Group GPldPts
Romania ROU614
Netherlands NED614
Bulgaria BUL612
Belarus BLR67
Albania ALB66
Slovenia SVN64
Luxembourg LUX60
Group BPldPts
France FRA615
Italy ITA613
Ukraine UKR612
Scotland SCO612
Lithuania LTU67
Georgia GEO76
Faroe Islands FRO70
Group DPldPts
Germany GER616
Czech Republic CZE714
Rep. of Ireland IRL713
Slovakia SVK69
Wales WAL67
Cyprus CYP64
San Marino SMR60
Group FPldPts
Northern Ireland NIR613
Sweden SWE512
Spain ESP612
Denmark DEN47
Liechtenstein LIE64
Iceland ISL64
Latvia LVA53



uefa.com

Hakkımda

Türkiye
www.okuryazar.co.cc

İLKHABER SEN DE BİR MEDYASIN. İLKHABER

bloglaşmadan bloglama

hoşgeldiniz.